search instagram arrow-down
ebru melekoğlu

Kategori Bulutu

Genel

Popüler Yazılar & Sayfalar

Kadınlığın Lilith( Havva) Tarihi

       Aden bahçesi

Tanrı, Aden Bahçesi’ne iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaçla dolu bir bahçe dikti. Adem ve Havva’yı da oraya koydu.  (Tevrat: Yaratılış 2:8-9) Sadece bir buyruk verdi. Rab Adem’e,

“‘Bahçede istediğin ağacın meyvesini yiyebilirsin’ diye buyurdu, ‘Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.’” (Tevrat: Yaratılış 2:16-17)

Ondan sonra bir yılan Havva’yla konuştu.  “Yılan kadına, ‘Tanrı gerçekten, “Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin” dedi mi?’ diye sordu.  Kadın, ‘Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz’ diye yanıtladı, ‘Ama Tanrı, “Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz” dedi.’  Yılan, ‘Kesinlikle ölmezsiniz’ dedi, ‘Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız.’ Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi. İkisinin de gözleri açıldı. Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar.” (Tevrat: Yaratılış 3:1-7)

Yukarıdaki ayetten anladığımız Adem’in bir Havva’sı olduğu muydu, değilse Adem’in kaç Havva’sı vardı?

Peki lohusa kadınları rahatsız eden Havva mıydı?

Peki ya halk arasında bilinen karabasan ve al karısının bununla bağlantısı ne olabilir?

Musevilik ve Hristiyanlık inanışlarında Ademin Havva’dan önce yaratılan eşi, ilk Havva yani Lilith. Baştan çıkarıcı ve zarif bir kadın olan Lilith ne olmuşta “kötülüklerin anası”, şeytanın annesi olarak Tanrı tarafından cezalandırılmış? Genel inanış, Tevrat’tan yukarıda ki aldığım alıntıda, yılan suretinde şeytan ilk Havva’yı, Havva’da Ademi yasak elma yemek için ikna etti. Ataerkil toplumlarda genelde bu hikâyeden şöyle dersler alındı. “Şeytan en çok kadına yakındı.” Ayartan hep kadın, ayartılanın ise erkek olduğu algısı, peygamberlerin erkek olmasından kaynaklanmış olabilir mi? Çok da uzak ihtimal gibi gelmiyor gözüme.

Peki bu ataerkil sistemde, neden ayartanın Havva, ayartılanın Adem olduğu(!) algısı hepimizin içine işlemiş? Ya mevzu tam tersiyse? Tanrı, Ademin zaafları olduğunu göstermek için, Havva’yı sembolik bir anlatımla kullanmışsa?

Bu konu bir paragrafa sığdırılacak bir konu değil elbette ama Havva’yı bu kadar kötü yapan, sanırım ilk Havva, yani Lilith’ in haklı isyanı olabilir. Öyle ki Lilith feministliğin bile sembolü haline gelmiş. Hristiyanlık ve Musevilik inanışına göre; güzel, cazibeli Lilith, Ademin ilk göz ağrısı ilk Havva’sıymış. Adem, Lilithin olaylara, neden hep ondan farklı yaklaştığını bir türlü anlayamamış. Lilith’i bağ bahçe işlerine karşı ilgisiz olmakla suçlamış. Tabi bunlar bahaneymiş, asıl neden; Lilith’in sevişirken, hep ademin üstte olmasından rahatsız olmasıymış.

Lilithin de sevişirken üstte olmayı istemesi, Ademi kızdıran bir durum olsa da, Lilith’e göre ikisi de tanrı tarafından, aynı şekilde yaratılmışlardı. Ademin hep üste olmayı istemesi Lilith için onur kırıcıydı. Lilith, ikisinin de eşit olduğunu savunmuş, ölmek var dönmek yok deyip onur meselesi haline getirmiş. Ademi terk etmek için, Tanrının yasak ismini söyleyip cennetten çıkmanın yolunu bulmuş. Efsaneye göre; Kızıl denizin orada bir mağarada yaşayan Lilith, Tanrı’nın lütfu olarak bahşedilen cennet bahçelerini Yaşar Usta misali elinin tersi ile itmiş

   demesiyle başlıyor Lilith’in Tanrı’yla savaşı.

Artık düşen, dışlanan melek olarak kabul edilir. Kızıl Deniz’de bulunan İblisler ve İblisler’in Kralı ile birlikte olur ve bir sürü çocuk doğurur. Habil, Kabil değildir bu çocuklar, onlar daha sonra gelen ikinci Havva’nın Adem’den olan çocuklarıdır. Lilith’in çocukları; şeytan, iblis, vampirlerdir inanışa göre…Bu yüzden dünyada ki bütün kötülüğü yapan Lilithin çocukları, diye bilinir.

Bu arada Adem tanrıya yanlızlığa dayanamadığı için Lilith’i, geri getirmesi için yalvarır. Pişman olmuştur. Tanrı bu yakarışlara karşılık Adem için Lilith’e bir şans verir.

‘Eve gel’ der. Ayol bu Lilith tükürdüğünü yalar mı hiç? Bu çağrıyı kendince haklı sebepler göstererek kibarca geri çevirir. Lilith’in bu tavrına öfkelen Tanrı, adamları aracılığıyla çocuklarının hayatı ile Lilith’i tehdit eder.

Tabi bu tehditler boş çıkmaz, her gün çocukları öldürülür, yüzlerce hem de… Lilith derin bir acı çekmekte ama direnmektedir. Lilith’in dönmeyeceğinden emin olan Tanrı, Adem daha fazla üzülmesin diye o uyurken, ondan aldığı kaburga kemiğinden (eşitlik kavgası olmasın diye sanılıyor) Havva’yı yaratır. Havva, Lilith’e o kadar benzer ki, Adem Lilith’in pişman olup geldiğini sanır. Yeni Havva’nın altta olmayı kabul etmesini, ‘hidayete erdi, yola geldi’ olarak yorumlar.

Çocuklarını kaybetmenin verdiği acının üstüne bir de Adem’in İkinci Havva’ya olan bağlılığını görmesi bardağı taşıran son damla olur ve Lilith, o andan sonra Adem’den türeyen bütün çocukları öldüreceğine dair intikam yemini eder. Adem’i yasak meyveyi yemeye ikna eden, aslında ikinci Havva değil, ona tıpa tıp benzeyen, intikam almak isteyen Lililth’in ta kendisidir. Rivayete göre; yasak meyveyi yiyen Adem’in cezalandırılıp dünyaya sürgüne gönderilmesi, Lilith’in, Ademin çocuklarını öldürmesini kolaylaştırmıştır.

Günümüzde lohusa kadının yalnız bırakılmaması, ona kırmızı kurdele taktırılması, al karısı basması gibi inanışların, beşikteki çocukların ani ölümleri, düşükler, hamile kadın ölümleri gibi olayların Lilith’den geldiğine inanılır.

Efsaneye göre, yalnız yatan erkeğin rüyalarına girip baştan çıkaran Lilith ,o anın verimliliğiyle hamile kalarak soyunu devam ettirirmiş.

Feminizmin çiçeği Lilith, kadınlar için bir duruş sembolü haline gelmeyi bence hak etmiş. Ayakları üzerinde duran, haksızlığa başkaldıran, duruşundan ödün vermeyen, canı yanmış bir kadın Lilith. Erkekler tarafından daha çok tercih edilen Havvalara inat Lilithler ölmesin.

Bir kadınla konuşmak istendiğinde “gel bak adam akıllı konuşalım “ demek yerine, “gel bak Lilith gibi oturalım düşünelim” denilmesi fena mı olurdu? ‘Erkek sözü’ yerine, olanlara rağmen acı çeksede cenneti istemeyen ‘Lilith sözü’  denilse daha bir inandırıcı olurdu sanki😊

Yazıyı bir filmle bitireyim. Mother! Bence gelmiş geçmiş en güzel filmdir kendisi, çok derin okumaları Darren Aronofsky su gibi akıtmıştır. İlahi güzelliğiyle Jennifer Lawrence, Toprak anayı canlandırıyor, iyi de oynamış.

 Filmde Kullanılan ev dünyayı temsil ediyor ve ikinci bölümden itibaren insanlar tarafından tahrip ediliyor, bence o kadar muhteşem fotoğraflık sahneler var ki… Siyasete, dine, politikalara ince ince göndermeler var diyemeyeceğim, bayağı kalın, baltalık göndermeler var göze sokulan. Canım Javier Bardem ise filmde adı olmayan “o” diye bahsedilen Tanrı’yı oynamış. Kitap yazan, ilham sıkıntısı çeken “O”, can sıkıntısından dolayı Adem ile Havva’yı yaratıyor. Fena sorgulatır, izlemeye değer!

This entry was posted in Genel.
Bir Cevap Yazın
Your email address will not be published. Required fields are marked *

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: